2011 yılında Suriye’den Türkiye’ye yönelen göç uluslararası düzensiz zorunlu göç olarak tanımlanmaktadır. Suriye göçünü diğer uluslararası zorunlu göçlerden ayrılan en önemli özellik ise çok kısa sürede çok yüksek sayıda insanın göç etmesidir. Böyle bir durumda uluslararası düzenli göç
koşulları olmadığı gibi göç eden nüfusun fazlalığı nedeniyle düzensiz göçmenlere sunulan hizmetler ve desteklerin sürdürülebilirliği de tartışmalıdır.
Yıllara yayılan Suriye göçünün etkileri hala devam etmektedir. Gerek sahadaki kurumsal çalışmalar gerekse ortaya çıkan toplumsal ve ekonomik etkiler açısından 2011 sonrasında Türkiye, özelde de Şanlıurfa göç çalışmaları için önemli bir saha haline gelmiştir. “Suriyeli Göçmenlerin
İşgücü Piyasasına Entegrasyonunda Kurumsal Etkiler: UNDP” çalışması ise Suriye göçünden en çok etkilenen illerden biri olan Şanlıurfa’yı da içeren “Güneydoğu Anadolu’da Sosyal İstikrarın Güçlendirilmesi” projesindeki göçmenlere yönelik mesleki eğitimlerin çıktılarına odaklanmıştır.
Zira 2011 yılından bu yana Şanlıurfa’da göçmenlerle ilgili çok sayıda proje yapılmıştır. Yerel kurumlar, uluslararası kurumlar, sivil toplum kuruluşları gibi birçok oluşum sahada faaliyet göstermiştir. Ancak bu çalışmaların bir envanteri, koordinasyonu ve etki değerlendirmesi yapılmamıştır. Bu eksikliğin
bir kısmına ışık tutması açısından Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının, yerel sivil toplum kuruluşları ve Harran Üniversitesi ile gerçekleştirdiği mesleki eğitimlerin Suriyeli göçmenlerin işgücü piyasasına
entegrasyonunda hangi etkileri ortaya çıkarttığı araştırılmıştır. Böylece göçmen işçilerin sermaye birikimine hangi mekanizmalar ile katkı sağladığı ve sektörel rekabet gücünü nasıl etkilediği değerlendirilmiştir.
Saha çalışmasını yaparken görüşmeler katılımcıların ana dillerinde gerçekleştirilmiştir. Zira bölgedeki Suriyelilerin büyük bir çoğunluğu kendi ana dillerini konuşmayı sürdürmektedir ve Türkçe öğrenme konusunda çok aktif davranmadıkları görülmüştür. Ana dilin kullanılması katılımcıların
sorulara daha net cevap vermelerini sağlamış ve bazı sorular sonrasında yeni açılımlar sağlanmasına ve yeni bilgiler edinilmesine olanak sağlamıştır. Örneğin; araştırmaya katılan Suriyeli göçmenlerin bir kısmı kayıt dışı çalışmayı özellikle kendileri istemektedir. Bunun nedeni ise kayıtlı çalışmaları halinde barınma ve diğer yardımlardan faydalanamayacaklarını belirtmeleridir. Ayrıca kayıtlı çalışma halinde ekstra maliyetlere katlanacaklarına dair düşünceleri oluşmuştur.
Çalışmada derinlikli bir literatür tartışması sürdürülmemiş aksine şimdiye kadar genel kabul gören analizlerin Şanlıurfa’daki olguda nasıl ortaya çıktığı ya da çıkmadığı okuyucuya sunulmuştur. Saha çalışmasındaki soruların ve verilerin tamamının okuyucu ile paylaşılmasının nedenlerinden
biri de başka çalışmalar için veri kaynağı oluşturması amacıyladır.
ISBN 9786257315401
Baskı Tarihi: Aralık 2020
Sayfa Sayısı: 167
Dili: Türkçe
Yayıncı: Gazi Kitabevi
Dizgi / Mizanpaj: Gazi Kitabevi
Kapak Tasarım: Gazi Kitabevi
